Film Yorum | The Room (Oda)


Bu senenin En İyi Kadın Oyuncu Oscar ödülü Cate Blanchett, Jennifer Lawrence, Charlotte Rampling gibi devlerin arasından sıyrılan Brie Larson'ın oldu. Pek çok kişi gibi ben de Larson'ı bu filme dek tanımıyordum. Canlandırdığı rolle öylesine büyük bir başarı elde etti ki bu senenin neredeyse tüm ödüllerini - BAFTA,  Altın Küre ve tabii ki Oscar- silip süpürdü.

Bu senenin yıldızı olabilir ama  filmin sonunda söyleyeceğimi hemen başında söyleyeyim, filmin yıldızı kesinlikle minik Jacop Trembley. Müthiş oyuncuğuyla filmi başından sonuna dek sırtlıyor, bununla da kalmıyor Larson'ı gölgede bırakıyor.




"Room" 7 sene boyunca alıkonulmuş bir genç kadının hikayesini anlatıyor. Nerede, nasıl kaçırıldı bilmiyoruz, sadece uzun zamandır orada olduklarını anladığımız küçük bir odayla başlıyoruz filme.

Aslında sadece oda demek yanlış olur, bu 4 metrekarelik yer onların tüm hayatı...Minik Jack burada doğmuş. büyümüş, dünya onun için odanın içindekiler demek.


Her sabah hayata yeniden başlamak için birbirlerine verdikleri destek, hayata tutunma savaşları izleyeni etkiliyor. Kendilerini orada tutan adamın odalarına yaptıkları ziyaret kimi zaman rahatsız edici oluyor, kimi zaman soru işaretleri yaratıyor. Neden dışarı çıkmaya çalışmıyorlar, neden bunun için mücadele etmeyip, kabulleniyorlar  diye düşünüyorsunuz.



Film ilerledikçe bu sorunun cevabı da yavaş yavaş belirmeye başlıyor. "Oda" anne ve oğlu için zorla tutuldukları bir yerden çok, herşeyden kaçtıkları, kendilerine yarattıkları dünyaları...

Sadece birbirlerine olan sevgileriyle ve hayal dünyalarıyla ayakta kaldıkları bir dünya. Belki de bu yüzden anne "Ma" oğluna çok fazla bahsetmiyor dış dünyadan. Onun bu 4 duvar arasında yaşama alışması  normal geliyor ona, belki de bunu istediğinden...




Sonrasında yüzleştikleri dış dünyayı Jacob keşfedip, benimserken, bu Ma için hiç de kolay olmuyor. Önceden tanıdığı, bildiği dünyaya alışmakta zorluk çekiyor. Belki de artık oğlu Jack'le kurdukları o korunaklı dünyayı geride bıraktığı için.


Mantıksal açıklama çabalarına girmeden izlerseniz, tam 118 dakika boyunca sıkılmadan izleyeceğiniz bir film "Room" 


Sonrasında ise aklınızda kalan ilk kez gördüğü dünyaya şaşkınlık ve hayranlıkla bakan Jack'in  o kocaman gözleri olacak!

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.