Film Yorum | Frances Ha


Bu film Ekşi Sözlük'te çok güzel özetlenmiş:
"Woody Allen'ın çekmediği bir Woody Allen filmi"

Sanırım daha iyi bir tanım da bulunamazdı. Fonda New York, kelimelerin uçuştuğu uzun sohbetler, yalnız kadınlar, ilişkiler, aldatmalar, birbirini takip eden hüzün ve sevinç sahneleri... Woody Allen filmlerini seviyorsanız , filmin ne zaman bittiğini fark etmeyeceksiniz bile!


Filme adını veren Frances 20'li yaşlarının sonunda, dans kariyeri için çabalayıp duran (yeni) bir Carrie Bradshaw.

Neşeli, iyimser, duygusal ve çevresindekilere oranla oldukça da temiz kalpli. Pek çoğumuzun tanıdığı, bildiği hatta birebir olduğu bir milenyum kadını. En yakın arkadaşı Sophie ile New York'ta küçük bir dairede yaşamaktalar. (Sophie'yi ünlü müzisyen Sting'in kızı Mickey Sumner'ın canlandırdığı bilgisini atlamayalım)




Erkek arkadaşının birlikte yaşama teklifini Sophie'yi yalnız bırakmamak adına reddeden Frances'in, hayatın acı yüzüyle tanışması için fazla beklemesine gerek kalmaz. Kendisi için böylesine fedakarlık yaptığı "en iyi" arkadaşı, daha kullanışlı bir eve çıkma kararını paylaşır Frances'le...

Murphy Kanunları istisna kabul etmez!

Önce erkek arkadaşını, sonra da ev arkadaşını (ve en yakın arkadaşını) kaybeden Frances, işinden de olur. Beş parasız ortada kalmışken, kendisine destek olan 2 erkek arkadaşıyla kalmaya başlar. Dansçı olma hayallerinde ısrarcı olsa da, ödemesi gereken bir kira olduğu gerçeğiyle masa başı bir işte çalışmaya başlar.




Sadece iş hayatında da değil özel hayatında da şanssızlığı tam gaz devam etmektedir. Hatta çevresindekiler kendisini "Frances Undateable" adıyla çağırırlar. (Undateable kelimesini kimseyle buluşmayan, görüşmeyen olarak çevirebiliriz sanırım)

Bu lakaba kendisi de o kadar alışmıştır ki, bazen kendini tanıtırken bile kullanır.


Filmin bundan sonraki kısmında Frances'ın hayata tutunma çabalarını izlemeye başlarız. Hayalleri ve umutları bir yanda, gerçek hayat diğer yanda, bir şekilde hayatına devam etmeye çalışır Frances. Tüm bu süre boyunca insanlara güvenmeye, onlara inanmaya devam eder. Hatta kendisini yalnız bırakan en yakın arkadaşını dahi affeder.



Frances'in o saf ve temiz hali bazı sahnelerde insanı "Böyle de olmaz ki canım!" tepkisi vermeye itse de, dünya üzerinde böyle insanların varolabileceğini düşünmek dahi çok umut verici!

Filmin ana karakteri Frances'i canlandıran Greta Gerwig sempatikliği ve doğallığıyla filmi tek başına sırtlıyor. Oyunculuğu o kadar doğal ki, kimi sahnelerde "Before Sunset " serisinin Celine'ini anımsamaktan alamadım kendimi. "Frances Ha" sadece Gerwig için bile izlenilesi.

Ve bir de eleştiri; yönetmen filmi siyah-beyaz çekmeyi tercih etmiş olsa da, böyle bir filmin rengarenk olması çok daha güzel olabilirdi.


Frances'in o saf ve temiz hali bazı sahnelerde insanı "Böyle de olmaz ki canım!" tepkisi vermeye itse de, dünya üzerinde böyle insanların varolabileceğini düşünmek dahi çok umut verici!

Filmin ana karakteri Frances'i canlandıran Greta Gerwig sempatikliği ve doğallığıyla filmi tek başına sırtlıyor. Oyunculuğu o kadar doğal ki, kimi sahnelerde "Before Sunset " serisinin Celine'ini anımsamaktan alamadım kendimi. "Frances Ha" sadece Gerwig için bile izlenilesi.

Ve bir de eleştiri; yönetmen filmi siyah-beyaz çekmeyi tercih etmiş olsa da, böyle bir filmin rengarenk olması çok daha güzel olabilirdi.




Bu keyifli filmle Amerikan bağımsız sinemasının başarılı isimlerinden Noah Baumbach'ı ilk kez izleme imkanı buldum. Kendisini Nicole Kidman ve Jennifer Jason Leigh'li "Kız Kardeşim Evleniyor" ve "Mürekkep Balığı & Balina" filmlerinden de hatırlayabiliriz. Böyle filmler çekmeye devam ederse, Woody Allen'ın "kavuğu" kime teslim edeceğini düşünmesine gerek bile kalmayacak!

*"Frances Ha" adındaki "Ha" ne anlama geliyor anlamak için, final sahnesini beklemeniz gerekiyor. Yönetmeni bu sahne ile harika bir finale de imza atmış.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.