Film Yorum | The Dressmaker (Düşlerin Terzisi)


Bazen, bazı filmler afişlerinden sınıfta kalırlar. "The Dressmaker" (Şahane Terzi) de bunlardan biri. Bomba oyuncu kadrosu ve enteresan bir konuya sahip bu filmin, böylesine donuk ve anlamsız bir film afişi olsun. Sadece bu yüzden bile filmi keşfetmem zaman aldı.

Ama sonuç?
Özellikle ikinci yarıda giderek kara mizaha dönen ilginç bir filmle karşılaştım.




Büyüdüğü kasabayı, acı bir kaza sonucu terketmek zorunda kalan Tilly, Paris'te çok başarılı bir terzi olur. Ve yıllar sonra topraklarına geri döner. Burada kendisini kaçık bir anne ve klasik dedikoducu komşular beklemektedir.

Önce annesini bir düzene sokan Tilly, daha sonra kasabanın kadınları için yavaş yavaş kendini vazgeçilmez hale getirecektir. Ama kendi bildiği yöntemle...



Konu çok ilginç gibi gelmese de Kate Winslet ve özellikle Judy Davis'in varlıkları filme müthiş lezzet katıyor. Davis kaçık anne rolünde müthiş bir portre çiziyor. 


A bir de genç kızların sevgilisi yahuşuhlu Liam Hemsworth var ki, Avustralya kırsalına güneşten açılmış saçları ve yanık teni ile oldukça uyum sağlamış. Ama gel gör ki bu kadar mı uyumsuz bir kimya olur! Birbirlerine hiç yakışmayan bu ikili en fazla abla-kardeş görüntüsü verebiliyorlar. Fazlası ıhh ıhhh


Film hiç sıkılmadan izleniyor ama ikinci yarı sanki daha bir lezzetleniyor. Dramın yanına biraz kara mizah eklenince izlemesi daha bir keyifli oluyor.

Öncelikle Liam Hemsworth hayranlarına filmi tavsiye ederim. Ama asıl Winslet ve Davis için izlenir bu film. Yönetmenliğini Jocelyn Moorhouse'un yaptığı "The Dressmaker" (Düşlerin Terzisi)'ın  IMDB notunun 7.1 olduğunu da unutmadan ekleyeyim.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.