Film Yorum | The Secret Life of Pets (Evcil Hayvanların Gizli Yaşamı)

Animasyon sevenlerin bayılacağı "Evcil Hayvanların Gizli Yaşamı" nihayet sinemalarda. Hele bir de kendinizi hayvan-sever olarak tanımlıyorsanız filmdeki karakteri daha bir seveceksiniz:)

Filmin posterinde şu cümle var:
"Her gün işe giderken evde bıraktığınız evcil hayvanlarınız, siz eve dönene kadar geçen süreç içerisinde ne yapıyor?"

Buradan yola çıkarak bizi nasıl bir hikayenin beklediğiniz az çok tahmin edebiliyoruz.



Hikayemizin kahramanı Max sahibine aşık, en büyük derdi onun eve dönmesini beklemek olan tatlı bir köpek. Çevre apartmanlarda yaşayan kedi, köpek, balık, kuş pek çok arkadaşı var. Ekip sağlam yani.

Bir gün yine sahibinin dönüşünü beklerken, Max, kötü bir sürprizle karşılaşıyor. Eve yeni misafir geliyor: iri ve bol tüylü Duke.
Tabii iki ezeli düşman hiç anlaşamıyorlar ve evde bir güç mücadelesi başlıyor. Ta ki başlarını derde sokup, birbirlerinin yardımına ihtiyaç duyana kadar!



Film tatlı karakterleri ve verdiği güzel mesajlarla çocuklar için de güzel bir örnek oluşturuyor. İyinin her zaman kazanması ve kötü karakterlerin bile filmin sonunda iyiye dönüşmeleri sanırım biz büyüklerin de animasyonlarla ilgili en sevdiği detay... Hikayemizin sonu hep mutlu bitiyor ne güzel ki...

Sevginin, yardımlaşmanın ve önyargının ne kadar saçma bir şey olduğunu bize keyifli bir şekilde gösteren "The Secret Life of Pets" (Evcil Hayvanların Gizli Yaşamı)son zamanlardaki yorucu gündemden uzaklaşmak isteyenler için harika bir seçenek.



Animasyonun yönetmen koltuğunda iki isim oturuyor: Yarrow Cheney ve Chris Renaud
Hikaye ise Ken Daurio, Brian Lynch ve Cinco Paul'e ait. Türkçe dublajında ise tanıdık simalar görev almış. "Güldür Güldür"den tanıdığımız Alper Kul ve Çağlar Çorumlu sesleriyle Max ve Duke karakterlerine hayat veriyorlar.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.