Kitap | Havva'nın Üç Kızı

Bitireli bir ayı geçmesine rağmen yazısını ancak yazabildiğim bir kitap "Havva'nın Üç Kızı". İsmini çok beğendiğim bu kitap bir kadın hikayesi anlatacağını okuyucusuna hemen fısıldıyor. Toplumumuzun delicesine kanayan yarası... Ama Şafak hem ilgili olduğu hem de yazmaktan hoşlandığını her romanında kanıtladığı din/inanç meselesiyle harmanlayarak anlatıyor kadın meselesini. Bir bilinmezli denklem çıkıyor iki bilinmeze...



Kitabın 3 kadın kahramanı var: Peri, Şirin ve Mona
Biri katıksız bir inanan, sorgulamadan, sormadan. Diğeri inanç adı altında ilkesi İran'da gördüğü toplumsal baskıdan sıkılıp, soru cümlelerini noktayla kapatmış asi bir kız. Diğeri ve hikayemizin anlatıcısı iki arada bir derede kalmış, ne yöne gideceğini bilemeden oradan oraya savrulan ürkek bir kadın...


Bu 3 kadının yolları üniversite eğitimi için gittikleri İngiltere'de kesişiyor. Ama birbirinden son derece farklı bu 3 karakteri bir araya getirip, çakmağı çakan üniversitede özgürlükçü ve provokatif fikirleriyle ünlü hocaları profesör Azur.

Din, toplum, inanç ve kadın konularının bir araya gelmesi zaten konunun ilgi çekici hale gelmesine yetiyor. Hikayeye bir aşk öyküsü de sıkıştırılmış ama bence ana eksenin çok dışında kalan hatta olmasa daha mı iyi olurdu acaba dediğim bir unsur olmuş bu durum.



Türkiye'de yaşayan, farklı inanç ve toplumsal sistemler içinde yaşayan/yaşamak zorunda kalan, hem toplumsal baskıyla hem erkek egemen düşünce yapısıyla bu yetmezmiş gibi bir de birbirleriyle savaşan kadınlarımız. Kitaptaki 3 karakter, aslında sokakta, otobüste ya da iş yerinde gördüğümüz, tanıdığımız kadınlar. Tıpkı romandaki gibi birbirlerinden farklılar ama birlikte yaşamak zorunda olduklarını biliyorlar. Buna rağmen en büyük acımazlığı yine kendilerine ve hemcinslerine gösteriyorlar. 

Elif Şafak'ın En Vasat Romanı

Şafak'ın şimdiye dek "Siyah Süt", "Baba ve Piç", "Bit Palas" ve "Aşk" gibi romanlarını okuduktan sonra "Havva'nın 3 Kızı" bana oldukça yavan geldi. Ne Şafak'ın o kıvrak diline rastlayabildim ne de diğer kitaplarını okurken beynimin kıvrımlarında tutmak istediğim cümlelere... Kitabı kapattıktan sonra Peri'ye de, Şirin'e de, Mona'ya da çoktaan güle güle demiştim bile.

Bir gün sinemaya aktarılır mı bilinmez çünkü buna oldukça müsait bit hikayesi var ama Şafak'ın vasat bulduğum bir romanı oldu "Havva'nın 3 Kızı". Eğer ilk Elif Şafak romanınızı okumak istiyorsanız tercihinizi diğerlerinden yana kullanın derim. Şafak-sever bir okuyucuysanız zaten çoktan okumuşsunuzdur diye düşünüyorum.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.