Film Yorum | Er Ist Wieder Da (Ve Yine Karşınızda)


Dünyanın en büyük kabusu 2015 yılında geri dönerse ne olur? 
Düşünmesi bile korkunç öyle değil mi? 

Bunu merak eden yönetmen David Wnendt ve Mizzi Meyer, Timur Vermes'in kitabını senaryolaştırıp izleyenlere bu olasılıksız hikayeyi izletiyor ve bir nevi "Hitler günümüzde yaşasaydı, tarih tekerrür eder miydi?" sorusunun cevabını arıyorlar.


Dünyanın gördüğü gelmiş geçmiş en büyük diktatörlerden biri olan Adolf Hitler, bir şekilde 2015 Almanya'sında gözlerini açar. Çevresindeki her şey kendisine tuhaf gelmektedir çünkü ne yıldan ne de Almanya'nın içinde bulunduğu durumdan haberdardır.

Onu görenler doğal olarak bunun bir şaka olduğunu düşünürler. Ona gülenler olur, destek verdiğini belirtenler ya da kızanlar olur. Ama hiç kimse gerçek Hitler'le konuştuğunu düşünmez!



İnsanların onu görünce yaşadığı şaşkınlığa karşılık Hitler de benzer bir şaşkınlık içindedir. Kendi bıraktığı Almanya çok değişmiş, her milletten insanla dolmuştur. Gençler büyüklerine saygısız, insanlar büyük Alman ideasının ne olduğunu çoktan unutmuştur. "Onca yaptığım şeyden sonra bu bana reva mıydı?" diyen Hitler çarçabuk üzerinden bu şaşkınlığı atar.

O yeni dünyasına alışmaya çalışırken, işten atılmak üzere olan bir muhabir, yaptığı kamera kaydını izlerken gözlerine inanamaz. Hitler'in ikizi Almanya sokaklarında dolaşmaktadır. Bu başarılı oyuncuyu bulur, televizyona çıkarırsa kendi kariyerine de faydalı olacağını düşünüp Hitler'i aramaya koyulur.



Onu bulur bulmasına ama Hitler'le geçirdiği her dakika biraz daha şüpheye düşmesine neden olur. Hitler hakkında kimsenin bilmediği şeyleri bilen, onu bu kadar kusursuzca taklit eden bu adam da kimdir?? 

Hitler cep telefonuyla tanışır, Google'ı keşfeder -keşke benim zamanımda da olsaydı diye üzülür hatta- ve prime time bir televiyon programına çıkmaya başlar. Önce tepki çekse de zamanla fikirleri ve savunduklarıyla ses getirmeye başlar. 

Peki, insanlığa yaşattığı dünyanın en büyük soykırımı  ve yüreklerden çıkmayan o derin yaralardan sonra Alman halkı Hitler'e karşı nasıl bir tavır takınacaktır. İşte bu sorunun cevabı filmde çok çarpıcı bir biçimde anlatılıyor. (Özellikle filmin son çeyreğinin beni çok etkilediğini belirtmeliyim.)



Başroldeki Oliver Masucci müthiş bir oyunculuk sergiliyor, filmi tek başına sırtlıyor desek abartmış olmayız. Hitler'e olan şaşırtıcı benzerliği de buna yardımcı oluyor tabii...

Yer yer komedi öğeleri barındıran ama komedi türüne alınamayacak filmde Alman toplumunda hala bulunan yabancı düşmanlığı ve ırkçılığın örnekleri gösteriliyor. Ama yine benzer şekilde Hitler'i görünce çılgına dönen, ona hesap sormaya çalışan insanları da izleriz. "Bir fikri büyüten, onu sunan değil, onu takip edendir." düşüncesini defalarca tekrar etmeme neden filmi herkesin izlemesi gerek diye düşünüyorum.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.