Film Yorum | Jackie


"Siyah Kuğu" filmiyle bizi koltuklarımıza çivileyen Natalie Portman bu kez Amerika'nın hüzünlü First Lasy'si Jacqueline Kennedy'e hayat veriyor. En İyi Kadın Oyuncu dalında en güçlü Oscar adaylarından biri olan Portman'ın sırrı belki de rol yapmaya çalışmasında değil, karakterin ta kendisi olmasında... 



Tüm Amerika'yı ve dünyayı şok eden JFK suikastini merkez alarak ilerleyen bir film "Jackie". Ama asıl olarak bu olay sonrası First Lady Jackie'nin neler yaşadığı, ruh hali anlatılıyor. Bir aksiyon filminden çok psikolojik öğeleri kuvvetli bir dram filmi diyebiliriz.

Film Jackie'nin suikast sonrası LIFE dergisine verdiği ropörtaj ile başlıyor. Kendi sözleriyle "Eşi Başkan Jack Kennedy'nin onurunu ve itibarını korumak için" kamuoyuna bir açıklama yapmak zorunda hissediyor. Jackie hikayesini anlattıkça biz de geri dönüşlerle anlattıklarına tanık oluyoruz.




Filmin en çarpıcı yanı tabii ki Dallas'ta gerçekleşen suikast anı. Başkan ve First Lady'lerini selamlamaya gelmiş yerli halk,  uzun koruma ordusu arasında ilerleyen başkanlık aracı ve tabii ki Jackie'nin meşhur pembe Chanel elbisesi... 

Yönetmen Pablo Larrain suikast anını olanca çarpıcılığı ile vermiş - öyle ki Kennedy'nin parçalanan kafatası ve etrafa saçılan kan izlemesi hayli zor görüntüler. Tüm bu karmaşanın içinde  Portman'ın yüzünde hissettiğimiz o çaresizlik, yalnızlık ve acı hisleri öylesine gerçekçi ki gözleriyle oynamak dedikleri bu olsa gerek!



Filmin en çarpıcı bir diğer sahnesi de Jackie'nin üzerinde kanlı elbiseyi çıkartmak istememesi. Cevabı kısa: "Jack'e neler yaptıklarını görmelerini istiyorum"

Sonrasında Bayan Kennedy'e düşen en büyük görev eşinin cenaze törenini hazırlamak oluyor. Bunun için eski Amerikan başkanlarından Abrahalm Lincoln'un cenazesine benzer bir tören istiyor. (Ki Lincoln ve Kennedy isimleri arasında hayret edici benzerlik var. Sadece ölümleri değil, hayatlarının dönüm noktalarında da)



Tüm bu süreçler sırasında Jackie'nin özellikle inanç anlamında da büyük çalkantılar yaşadığına tanık oluyoruz. Ki bu gerçekle de birebir örtüşüyor. "Neden Tanrı bunu yaşaması için Jack'i, bizi seçti?" diye soruyor defalarca. Ona yardım etmeye çalışan rahip belki de en doğru cevabı veriyor Bayan Kennedy'ye:
 "Bazı soruların cevabını asla bilemeyiz"



Natalie Portman'ın oyunculuk hayatındaki en güçlü rollerinden birini canlandırdığı "Jackie" Oscar yolundaki en güçlü adaylardan biri. Bu role çok iyi hazırlandığı öylesine belli ki, Bayan Kennedy'nin sadece beden dilini değil ses tonu ve aksanını bile gerçeğe çok yakın bir şekilde yansıtmayı başarmış. 

Bunun için film sonrası "Jacqueline Kennedy: White House Tour" belgeselini izlemenizi şiddetle öneririm.




Senaryosu Noah Oppenheim tarafından yapılan filmde Portman dışında Peter Sarsgaard, "Frances Ha" Greta Gerwig, John Hurt ve Billy Crudup rol alıyor. Filmdeki o gri atmosfere uygun müzikler de "Under The Skin" filminden hatırlayabileceğiniz Mica Levi yapmış.

Hüzünlü Jackie'nin hikayesini Natalie Portman'ın o muhteşem oyunculuğu ile izlemek isterseniz bu filmi sakın kaçırmayın derim.



Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.