Film Yorum | Hidden Figures


"En İyi Film", "En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu" ve "En İyi Uyarlama Senaryo" dallarında Oscar adayı olan "Hidden Figures" izleyeni şaşırtan ve "Ne hayatlar varmış yaff!" dedirten bir film. 

1960'lı yılların Amerika'sında, üstelik NASA gibi bir kurumda, insanların cinsiyetleri ve tenlerinin rengi yüzünden neler yaşadığını görmek oldukça çarpıcıydı. Irkçılık günümüz dünyasında hala gizliden gizliye var ama - Trump yönetimi açık açık yapsa da - bir yerlerde tüm engellemelere rağmen hayallerine ulaşan insanların, özellikle kadınların olması hepimize umut aşılıyor.


Filmimizin 3 kadın kahramanı Katherine, Mary ve Dorothy...

Hepsi alanlarında çok başarılı ve çok zeki kadınlar. Katherine bir matematik dahisi, öyle ki küçücük yaşında koca koca adamların çözemediği soruları kolayca çözebiliyor. Dorothy ise bir mekanik harikası, makinalarla arası çok iyi. Çalıştıramadığı bir sistem yok! Mary ise sadece cinsiyetinden dolayı mühendis olamayan hırslı bir kadın.

Hepsi işlerinde çok iyi ve başarılı ama önlerindeki engeller büyük: Afro-Amerikalı ve kadın olmaları.

60'lı yıllarda NASA'da kadınlar, ne kadar zeki olurlarsa olsunlar önemli pozisyonlara gelemiyor, ancak erkek mühendislerin, uzmanların vs. yaptıkları işleri kontrol görevlerinde çalışabiliyorlar. Kadınları bir kenara bırakın, beyaz olmayanlar farklı bir binada çalışıyor, farklı tuvaletlere giriyor, hatta farklı kahve makinelerini kullanmak zorunda bırakılıyorlar. Düşünmesi bile ne kadar acı değil mi?

İşte böyle bir ortamda, tam da Amerika Rusya'nun uzaya füze göndermesine missilleme yapmak isterken bu 3 kadın her şeyi göze alıp kocamaaan birer adım atıyorlar bu acımasız dünyaya.

Katherine mekiğin fırlatılması ile ilgili görevli bölümde çalışmaya başlıyor. Hak ettiği halde yıllarca yükselmesine izin verilmeyen Dorothy, kendi yolunu kendi açmak için mücadele ediyor ve bilgisayar bölümünü keşfe çıkıyor gizlice. Mary ise NASA'da çalışmak ilk kadın mühendis olmak için önüne konulan üniversite mezuniyeti engelini aşmaya çaşışıyor. Üstelik bunu siyah öğrenci kabul etmeyen Virginia Üniversitesi'ne karşı, ırkçı yasaları kullanarak yapıyor.

Böylesine bir çaba ve azim alkışı hak etmiyor mu sizce?

İzlerken çoğu defa sinirleneceğiniz, üzüleceğiniz ve kimi zaman karakterler gibi kendinizi çaresiz hissedeceğiniz bir film "Hidden Figures". Ama her film de olduğu gibi burada da iyi insanlar ortaya çıkıyor, direktor Al Harrison gibi- ve fitili bir şekilde ateşlemeyi başarıyor.

** Spoiler **

Tıpkı Katherine'in siyahlara ayrılmış tuvalete gitmek için her gün 40 dakika yürümesi gerektiğini öğrenince, tuvaletin "siyahlar için" tabelasını kırması ve "NASA'da hepimiz aynı renk işeriz" demesi gibi...

      ***
Dorothy rolünde Oscar adayı olan Octavia Spenser dışında oyuncu kadrosunda Taraji P.Henson, Janelle Monae, Kevin Costner, "Big Bang Theory" dizisinden tanıdığımız Jim Pasons gıcık baş mühendis rolüyle yer alıyor. Kirsten Dunst'ı ise sahte gülümsemesi ile gizli ırkçı supervizor Vivian Mitchell rolünde izliyoruz.
Yönetmenliğini Ted Melfi'nin yaptığı film,  Margot Lee Shatterly'nin aynı adlı romanından uyarlanmış beyaz perdeye. Müziklerde ise "The Thin Red Lines", "Interstellar", "Inception" gibi pek çok filmden tanıdığımız Oscar odüllü Hans Zimmer, Benhamin Wallfisch ve sonradan yapımcı ekibine de dahil olan pek bi meşhur Pharell Williams yer alıyor.

Hiç sıkılmadan izleyeceğiniz, müthiş bir mücadele, azim ve başarılı dolu bir film "Hidden Figures". O dönemde böylesine büyük bir cesaretle inançları peşinden giden bu 3 cesur kadının hikayesini öğrenmek için geç bile kalmışız.



2 yorum:

  1. Beyaz giymiş beyaz erkeklerin arasında bulunan hem kadın hem Afrikalı hem de fikri olan tek insanın yer aldığı kare bence çok anlamlı ve güzel.
    Konu olarak rüya gibi bir başarı öyküsünü işlemişler. Çok yakında sinemalar da gösterilecek Hidden Figures filmini kaçırmamalı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hem anlamlı hem ilham verici.
      O dönemde imkansızı başarmışlar gerçekten de

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.