Film Yorum | Dehşet Odası (Green Room)


Bu aralar gerilim filmlerinden yana bir hayli şanslıyız. Hali hazırda gösterimde bulunan "Dehşet Odası"(Green Room) özellikle gerilim ve bolca aksiyon seven sinemaseverlere hitap ediyor. Bu kez merkeze garip isimli (The Ain't Rights) bir punk rock grubunu alarak...
Meteliğe kurşun atan grup üyeleri bir yandan promosyonlarını yapmak için çabalarken, bir yandan da 3-5 kuruş kazanabilmek için çeşitli barlarda sahne alırlar. Artık benzin bile alamaz hale geldiklerinde bir teklifle karşılaşırlar.
Orman için, gözlerden uzak bir yerdeki barda sahne teklifi alırlar. Ancak bar ırkçı diğer tabiriyle postallı tiplerin takıldığı pek de tekin olmayan bir yerdir. Grubumuzun üyelerinin gözleri dolar işaretiyle parlarken pek tabii bu ufak mevzuyu hiç düşünmezler.
Performanslarını sergiledikten sonra - Nazi sempatizanı seyirciye anti-Nazi içerikli bir parçayla açılış yapmaları filmin tek sevdiğim bölümüydü - kulislerine giderler. Ancak burada görmemeleri gereken bir olaya şahit olurlar. 

Ve o dakikadan sonra, bu acımasız tiplerle çevrilmiş odada hayatta kalma savaşı vermeye başlarlar.
Eleştirmenlerin beğenisi kazanan "Dehşet Odası" (Green Room) aslında 2015 yapımı bir film. Hatta başrol oyuncularından Anton Yelchin'i yakın zamanda evinin önünde yaşadığı bir kaza sonucu hayatını kaybetmesi haberinden hatırlayabilirsiniz. 

Bunun dışında barın sahibini canlandıran Patrick Stewart ürkütücü görünümü ile gerçekten iyi bir oyunculuk sergiliyor. Diğer rollerde ise Imogen Poots, Alia Shawkat, Macon Blair, Callum Turner ve David W. Thompson yer alıyor.
Şiddet öğesinin de yoğun kullanıldığı film eleştirmenler tarafından da başarılı bulunmuş. Yönetmen ve senaristliğini Jeremy Saulnier'in yaptığı filmin IMDB puanının 7,1 olduğunu hatırlatayım.

Ancak benim için "Dehşet Odası" vasatın üzerine çıkamamış, farklı bir şey sunamayan bir gerilim hikayesi oldu. 95 dakika sonunda, filmin o karanlık atmosferi ve Stewart'ın oyunculuğu dışında aklımda kalan bir şey olmadı.

Türü sevenlere hitap eden "Dehşet Odası" halen gösterimde. İyi seyirler!


10 yorum:

  1. Bu filme geçen sene galiba 1.5/5 vermiştim :D Hiç eğlenmemiştim ya.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Eleştirmenler genel olarak yüksek not vermiş olsa da bu konuda sana tamamen katılıyorum

      Sil
  2. Gerilim konusunda başarılı sayılır. Ben izlediğimde sıkılmadım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bar sahibi ve köpeklerin olduğu sahneler fena değildi. Adamın duruşu bile soğuk

      Sil
  3. Anton Yelchin i star trek'de her görüşümde üzülüyorum ..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet maalesef trajik bir kaza sonucu hayatını kaybetmesi gerçekten çok üzücü. Meşhur 27'ler grubuna katılmıştır belki

      Sil
  4. Ben otopsiyi cok merak edıyorum. Yorumlamışsınız onu da okuyacağım sımdı:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi seyirler öyleyse şimdiden :)

      Sil
  5. Polis korkusunun çantada keklik bir ava engel teşkil etmesi beni mutlu etti. Ceza sistemi, insanları farkında olmadan nelerden koruyor diye düşünmeden edemedim. Suç işleyecek olan yolunu bir sekilde buluyor bu da ayri bir konu tabi.
    Green Room'u izleyeli 2 hafta oldu galiba. Konu beni doyurmadı ve izlediğimi unutmaya karar verdim:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. :)
      Ben de aynı kanıdayım. Çok güzel özetlemişsin, tam olarak beni de doyurmadı galiba

      Sevgiler

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.