Film Yorum | Gerçeğin İki Yüzü (The Last Face)


Tıpkı Ortadoğu gibi Afrika kıtasını konu alan filmler de çoğunlukla acı,kan ve gözyaşı ile yoğrulmuştur. "Gerçeğin İki Yüzü"nde de bu kural bozulmuyor ve derin kesikler atılmış bir kıtanın kanayışına tanık oluyoruz.

Film, Batı Afrika'nın küçük ülkelerinden biri olan Liberya'da süregelen acımasız iç savaşı merkez alan film, burada görevli 2 Batılının gözünden bu savaşı, çaresizliği ve tutanabildikleri tek duygu olan "aşk"ı anlatıyor.


Bu tarz filmlerde savaş genellikle fonda yer alır ikincil öğe olarak. Ancak Sean Penn  "Gerçeğin İki Yüzü"nde ön plana bu acımasız savaşı koymayı tercih etmiş. Hem de şiddeti maskelemeden... Çocuklar, kadınlar savaşın acımasızlığı içinde kaybolurken, izleyiciler olarak çoğu sahneye gözlerimizi kapamayı tercih ediyoruz. 

Bakamıyoruz çünkü acının böylesine somut bir şekilde önümüze serilmesine... Bizden, herkesten uzak bir yer orası ne de olsa, haritada yerini bile bilmediğimiz.


Bir yardım kuruluşunun yöneticisi güzel Wren ile cesur doktorumuz Miguel işte böyle koşullar altında tanışıyorlar birbirleriyle. İnsanın aklını koruması zor olduğu bu çaresizlik onları bir araya getiriyor belki de. 


Wren kimi zaman vazgeçmek, her şeyi geride bırakmak istiyor. "Neden uğraşıyoruz ki bu insanları kurtarmaya? Ne için? Böyle bir hayata neden dönmeyi istesinler ki?" diye defalarca soruyor Miguel'e... Hem kendilerini hem de birbirlerini sorgulamaya başlıyorlar.


İzlenmesi oldukça zor şiddet sahnelerinin olduğu film bu açıdan bazı izleyenleri oldukça zorlayabilir. Yönetmen Penn bu konuda oldukça cesur davranmış diye düşünüyorum.

Bir diğer konu da filmin süresi. 2 saat 10 dakika olan uzunluğu bana göre biraz fazla. Hikayenin özellikle duygusal kısımlarının gereksiz tekrara düştüğünü düşünüyorum. 


Başroller ise oldukça tanıdık isimlerle dolu:

Charlize Theron  ve Javier Bardem dışında "Mavi En Sıcak Renktir" filminden hatırladığımız Adele Exarchopoulus ve minik rolleriyle Jean Reno & Jared Harris yer alıyor. Filmin tema müziği ise ünlü isim Hans Zimmer'a ait. Ama beni en çok etkileyen filmin girişinde çalan Geoffrey Orgema'nın söylediği "Makambo" parçası oldu.

Epik bir film olma isteğiyle yola çıkıp maalesef oraya ulaşamayan bir film "Gerçeğin İki Yüzü". Penn'in filmografisindeki en başarılı filmi olmayacağı da kesin. Yine de IMDB'den aldığı 3.5 gibi oldukça düşük bir puanı da hak etmiyor.



4 yorum:

  1. Yorumunuzu okuyunca benzer içerikli başka filmler geldi aklıma ve gözümde canlandı bazı sahneler. Yüreğinize ve kaleminize sağlık. Hoşça kalın.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim.
      Filmi izlerken benim de aklıma özellikle 2 film gelmişti. "Hotel Rwanda" ve "Beasts of No Nation" Her ikisi de insanı sersemleten filmlerdi.

      Sil
  2. Oyuncular iyi ve tecrübeli, keza yönetmende öyle. Ters giden ne olabilir diye kafa yorduğum ve merak ettiğim filmlerden biri oldu Gerçeğin İki Yüzü...
    Filme ait sahneleri paylaşma tarzınız çok hoşuma gitti. Fotoğraflar ayrı bir havaya bürünmüş.
    Filmi de kısa zamanda izleyebilirim inşallah. Teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı şeyleri düşünmüşüz. Böyle bir konu, güçlü bir kadro ve muhteşem Sean Penn'le insan ister istemez "daha" bir film bekliyor. Yorumlarını bekliyorum merakla.

      Güzel sözlerin için de ayrıca teşekkür ederim. Sevgiler

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.