Film Yorum: Bokeh


Yeryüzünde kalan son 2 insan olsaydınız ne yapardınız? Kalan günlerinizi nasıl geçirmeyi tercih ederdiniz? Düşünmesi bile insanı rahatsız eden bu yanıtları arayan bir film "Bokeh".

İzlanda'nın o soğuk ve rahatsız edici güzelliği ile sizi post-apokaliptik bir dünyaya çağırıyor. Ve varış noktasını değil bu zor ve ıssız yolculuğun kendisini anlatmayı seçiyor.


Kendilerine ufak bir kaçamak için bu soğuk ve henüz bakir kalan doğa güzellikleriyle dolu İzlanda'yı seçen Jenai ve Riley için tatil keyifli başlıyor. Keşfedilecek, görülecek çok yer var ne de olsa... 

Gezilerinin ikinci günü her zamanki gibi normal bir güne uyandıklarını düşünürler. Ancak ne otelde ne sokaklarda hiçbir yaşam belirtisi yoktur.


Evler terk edilmiş, restaurantlarda tabaklar olduğu gibi bırakılmış bir haldedir. Sanki dünya üzerindeki yaşam bir bıçakla aniden kesilmiştir.


 Jenai ve Riley ada halkının bir yerde toplanmış kutlama, festival vb. gibi birşey yaptığını düşünmeye başlarlar. Ve yavaş yavaş adayı keşfe çıkarlar.

Ancak günler geçerken ikilinin içinde bulundukları duruma tepkileri de çok farklı olur. Bakış açılarındaki bu farklılık, onların birbirlerini ve geleceğe dair umutlarını da sorgulamalarına neden olur.


Etkileyici bir görselliğe sahip "Bokeh", böylesi çıldırtıcı bir soruyu kendilerine sormalarına neden oluyor izleyicinin. Ama filmin amacı bu soruya bir cevap bulmak değil; her şeyi olduğu gibi anlatmak. 

O yüzden izlerken "bunu niye yapmıyor, şunu niye yapmıyor?" yapmıyor diye sorarken bulabilirsiniz kendinize. Ama "Bokeh" Jenai ve Riley'nin hikayesi. Yani onların seçimlerini izliyoruz.


 Filmin en büyük eksisi sanırım durağan bir yapıda olması. Ancak konuyu düşündüğümde "1 saat 32 dakika gibi bir süreye sahip bu hikaye durağan olmadan nasıl anlatılabilirdi ki?" diye düşündüm. Kısaca söylemem gerekirse izlediğime pişman olmadığım bir film oldu.


Başrollerde Maika Monroe ve Matt O'Leary'nin olduğu ve yönetmen & senaristliğini Geoffrey Orthwein ve Andrew Sullivan'ın yaptığı "Bokeh" kesinlike her zevke hitap etmeyen bir film. Hele aksiyon sevenlere!


4 yorum:

  1. Konusu güzel, The last man one earth dizisi bunun durağan olmayan komedi versiyonu sanırım, iki sezon izleyip baya gülmüştüm :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. "The Last Man On Earth"ü ikinci duyuşum. Artık izlemem farz oldu :)

      Sil
  2. İnsanların olmadığı bir dünyada yaşamanın çok ağır olacağını düşünmüştüm Bokeh filmini izlediğimde.
    Yönetmeni tebrik etmek lazım, seyrederken sorgulatan bir film yapmış.
    Benim nazarımda çabucak unutulacak filmlerden değil.
    İzleyip yorumlamanıza ayrıca sevindim. :) Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beni de düşündüren ve farklı açılardan bakmamı sağlayan bir film oldu.
      Ben teşekkür ederim vakit ayırdığın ve güzel yorumun için :)

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.