Film Yorum: Brimstone


Guy Pierce'ten  Dakota Fanning'e, Game of Thrones oyuncuları Kit Harington'dan Carice Van Houten'e tanıdık isimlerin buluştuğu "Brimstone", 2 buçuk saatlik bir yeni dönem western-drama örneği... Her bünyenin sindirebileceği, kolay izlenir bir konuya sahip olmadığının da altını çizeyim. 


Bu filmi nasıl tanımlasam bilemiyorum. Sanki pencereden gördüğünüz, yavaş yavaş yaklaşan o gri bulutlar gibi... Ağır ağır ortalık kararır ya işte "Brimstone"un bana hissettirdikleri de buna benzer bir şeydi. Film ilerledikçe, giderek büyüyen bir iç sıkıntısı, duygusal ağırlık duymaya başladım.


"Brimstone" yoğun olarak dini motiflerin işlendiği bir film. Birbirine bağlı 4 farklı bölümden oluşuyor ve her bir bölüm İncil'den alınmış adlar taşıyor.

İlk bölümde ailesi ile küçük bir kasabada yaşayan dilsiz Liz'le tanışıyoruz. Bir pazar ayininde, kasabaya yeni gelen rahibi gördükten sonra Liz (ve ailesi için) korku dolu günler başlayacaktır. Çünkü rahip Liz için kuzu postundaki kurttur (filmde sürekli tekrarlanan bir dini metafor) ama bunu kendisinden başka kimse bilmiyordur.


İkinci bölümde ise geriye gideriz ve Liz'i buraya getiren hayat hikayesini izlemeye başlarız. Üçüncü bölümde ise bu kez Liz'in çocukluk günlerine tanık oluyoruz. 

Aslında filmin her yerine sinen bir "şiddet" öğesi var (erkeğe, kadına, çocuğa,hayvana) ama özellikle bu 3. bölüm benim için izlemesi en zor bölüm oldu. Film sonrası dahi sizi rahatsız etmeye devam edecek yoğunlukta bir şiddetten bahsediyorum.


Çok ciddi bir din  eleştirisi yapıldığını düşündüğüm "Brimstone" şeytanı öbür dünyada aramıyor. Şeytan aslında insanın kendisi, düşünceleri, sapkınlıkları... 

Bir insanda ne eksikse en çok ona sahipmiş gibi davranır cümlesini sürekli andım film boyunca. 


Rahibi canlandıran Guy Pearce öyle güzel oynamış ki ölesiye nefret etmemek mümkün değil. Dakota Fanning o ağlak Japon anime gözleriyle her daim buğulu bakarken, asıl Liz'in küçüklüğünü, tatlı minik Joanna'yı canlandıran Emilia Jones bir harika!  

Game of Thrones kadrosundan Kit Harington olsa da olur olmasa da olur diyeceğimiz bir rolde. Dizinin kızıl şeytanı Carice Van Houten de bambaşka bir rolle çıkıyor karşımıza.

Yönetmen Martin Koolhoven'in farklı bir kurgu tekniği tercih ettiği "Brimstone" izlemesi zor, sindirmesi daha da zor bir film. Sarsıcı bir hikayeyi başarılı oyunculuklarla izlemek isteyenler için...


Herkese iyi seyirler!

11 yorum:

  1. Ben böyle filmleri izlemeyi sevmiyorum. Yorumdan bile ruhu daraltıcı etkisi hissediliyor:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de biraz fazla karamsar yazmışım galiba :(

      Sil
  2. Fragmanı beğendim. İzlemek isterim ama çok mu ağır? Pişman olmaktan korkuyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ağır derken vurucu demek istiyorsan kesinlikle evet.
      Bir insanın içinde saklı şeytanı çok güzel anlatıyor.

      Sil
    2. Evet, böyle insanın yaşam enerjisini sömüren. Yutkunurken böyle tükürüğün boğazınızı yırtarak geçmesine yol açan ve bir duvara anlamsızca saatlerce baktıran olarak demiştim.

      Sil
    3. Tam olarak bana öyle hissettiren bir filmi hemen söyleyeyim sana "İçimdeki Yangın" (Incendies) İnanılmaz bir filmdi. Öyle bakakalmıştım film bittikten sonra.

      Bu daha çok insanı üzen, çok zaman da sinirlendiren bir film. Son zamanlarda okuduğumuz haberlerin de çok etkisi var tabii. Böyle insanlar neden yaşıyor bu dünyada diye çok haykırmak istiyor insan.

      Sil
    4. İşte bu iki tarz filmleri çok severim fakat beni çok etkiliyor o yüzden cesaret edemiyorum. :) Fakat çok merak ettim. Hemen ekliyorum listeme.

      Sil
    5. Oldu da izlersen yorumlarini merak ediyorum. Iyi seyirler

      Sil
    6. Peki yazarım sana. Teşekkürler. :)

      Sil
  3. Brimstone oldukça agresif bir film. Açıkçası burada din eleştirisi var demek bence pek doğru olmaz. Tamamen sapık bir adamın karısına kızına yaşattıklarını konu alıyor. Din, filmin içine sos olarak sokulmuş. Adamın yobaz olması kötülüğünün kaynağı değil. Gerçi bana sorarsanız adam yobaz da değil. Film için diyebileceğim tek şey rahatsız edici olduğu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oldukça agresif ve rahatsız edici bir film olduğuna katılıyorum.
      Özellikle 1800'lü yıllarda bağnaz Hristiyan öğretilerinin insanlara özellikle kadınlara hayatlarında büyük acılar ve zorluklar yaşattığıni düşünüyorum. Tabii ki dinleri doğru okumak ve yorumlamak bunun çözümü.
      Ve filmde adamın sapık düşüncelerini bir dün adamı kisvesi altında sergilemesi bence tesadüf değil. Elinde bulundurduğu gücü bu denli rahat kullanabilmesinin nedeni bu çünkü.

      Yorumunuz için teşekkürler. Filmler üzerine konuşmayı seven biri olarak pek memnun oldum:)

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.