Film Yorum: Korku Tüneli (XX)


 4 kadın yönetmen 4 kısa korku filmi çeker ve bunları mükemmel bir afişle birleştirirse ne olur? Orijinal adı "XX" olan film Türkçe'ye "Korku Tüneli" olarak çevrilen antolojimiz, maalesef ki afişi kadar başarılı filmleri barındırmıyor bünyesinde.

Açıkça söylemek gerekirse filmlerden ziyade giriş ve ara bölümler çok daha başarılı. Bu güzellikleri de Meksikalı animasyon sanatçısı Sofia Carrillo'ya borçluyuz. Çok çok başarılı bir iş çıkartmış.

Her biri 20 dakika süren filmlerin hepsi vasat hatta vasat altı diyebilirim. 
Benim kötünün iyisi dediklerimse "The Box" ve "Her Only Living Son" oldu.

 Bakalım siz en çok hangisini beğeneceksiniz??


1. Film  The Box
Sevimli 2 çocuk ve annelerinin tren yolculuğu ile açılıyor ilk bölüm. Yanında oturan adamın elindeki hediye paketi ilgisini çekiyor ufaklığın. Kutunun içinde ne olduğunu gördükten sonra tuhaf davranmaya başlıyor. Ve bu davranış yavaş yavaş ailenin diğer bireylerine de yayılıyor.

Merak duygusunu kullanan ve iyi bir senaryoyla uzun metrajlı film olarak izlemek isteyeceğim bir bölüm. Havada kalan sonu ve bazı "kanlı" sahneleri ile uğurluyoruz "The Box"ı... Jack Ketchum'un hikayesinden uyarlanan kısa filmin yönetmeni Jovanka Vuckovic


2. Film  The Birthday Party
Kızının doğum günü partisinde hiç beklemediği bir olayla karşılaşan bir annenin traji-komik öyküsü... Dört kısa filmin arasındaki - bana göre- en absürd olanıydı.

Yönetmenliği Annie Clark tarafından yapılmış "The Birthday Party"nin senaryosu da Annie Clark ve Roxanne Benjamin'e ait.



3. Film  Don't Fall
Size oldukça tanıdık gelecek bir bölümle karşı karşıyayız - özellikle korku türü severlerin... 

Karavanla geziye çıkan gençler, konakladıkları karanlık bir orman ve aniden ortaya çıkan tuhaf yaratık... Klasik korku örneklerini kullanarak hap gibi bir film yapmış yönetmen Roxanne Benjamin. 



4. Film  Her Only Living Son
Ve antolojinin en rahatsız edici ve bana göre en başarılı filmi "Her Only Living Son".

Oğlundaki tuhaf değişiklikleri fark eden bir annenin hikayesi. Filmin başında yıllar önce bebeğiyle bir şeylerden kaçtığını öğreniyoruz. Ancak bu şey her ne ise 20 yıl sonra onları buluyor ve anne yine benzer mücadeleyi bu kez oğlunu korumak adına vermek zorunda kalıyor.


Herkese iyi seyirler!

10 yorum:

  1. Ben en çok ilkini sevmiştim fakat ikincisinde de baya güldüm :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah o ayıcık! Nasıl unutabilirim? :p

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. Uzun metraj çekilse ilginç olabilecek bir senaryosu var.

      Sil
  3. Korku filmlerini pek sevmem fakat çok da korkunç değilse izlerim :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Öyle çok korkunç diyemem. 3. film biraz yaratıklı falan ama çıtır çerez sayılır. İzlemesen de bir şey kaybetmiş sayılmazsın bence.

      Sevgiler

      Sil
  4. filmi inanılmaz merak ettim :)) izleyeceğim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yani aslında çok vasat bir antoloji ama özellikle merak ettiysen izleyebilirsin diye düşünüyorum.

      Yorumlarını merak ediyorum şimdiden :)

      Sil
  5. Ne yazık ki korku filmleri izleyemiyorum artık eskisi gibi :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet "korku" türü herkese hitap etmiyor. Ama vizyonda çok güzel romantik ya da gizem filmleri de var. Onları tercih edebilirsin.

      Sevgiler

      Sil

Blogger tarafından desteklenmektedir.