Kutsal Geyiğin Ölümü | The Killing of A Sacred Deer - Sibelynka

Kutsal Geyiğin Ölümü | The Killing of A Sacred Deer


Yönetmen:
  
  Yorgos Lanthimos
Senaryo:
  
     Yorgos Lanthimos, Efthymis Flippou
Oyuncular:
    Colin Farrell, Nicole Kidman,Barry Keoghan, Alicia Silverstone

Drama, Gizem  121 dakika  

Geçtiğimiz senelerde izlediğimiz "The Lobster"  çoğumuza beyin şoklaması
yaşatmıştı. Farklı bir anlatım tarzı, filmin tamamını saran simgesel anlatımlar ve cesur sahneler... Yunanistan'ın bağrından çıkan yönetmen Yorgos Lanthimos adeta "ben hikayemi böyle anlatırım,anlamak size kalmış" diye bağırıyordu.

Lanthimos'un filmekimi'nde de gösterilen filmi "Kutsal Geyiğin Ölümü"ne dair beklentilerim böyle şekillenmişti. Ama beni "The Lobster"dan çok daha rahatsız eden bir filmle karşılaştım.

Bu sefer hikayemizin kökleri çok eskilere, Yunan mitolojisine dayanıyor:

Agamemnon Tanrıça Artemis'in kutsal geyiklerinden bir tanesini öldürüyor. Bunun üzerine sinirlenen Artemis tüm rüzgarları keser. Rüzgarın yeniden esebilmesi için tek bir şartı vardır: Agamemnon kızını kendi elleriyle kurban edecektir. Kızını kurban etmeye mecbur kalan Agamemnon bıçağı kızının boynuna yaklaştırırken Artemis yukarıdan bir geyik indirir. Agamemnon'un hatasının bedelini kızı değil, indirilen bu geyik ödeyecektir.
Yunan Efsanelerinden Beyazperdeye...

Filmde Agamemnon Steven adındaki bir cerrah. Artemis ise sürekli Steven'ın yanında dolaştığını gördüğümüz genç çocuk Martin. Bir nedenden ötürü Steven Martin'e karşı suçluluk duygusu hissetmekte, genç çocuk ise bu durumu sonuna kadar kullanmaktadır.
Zamanla Martin'i ailesinin içine de sokmaya başlar Steven. Karısı Anna temkinli davranmayı tercih ederken, çocukları Kim ve Bob hemen benimserler bu yeni misafiri. 

Günler geçtikçe Martin'in varlığı Murphy ailesi için adeta bir iç savaş başlangıcı olur. Herkes bu savaştan canlı çıkmaya çabalayacak, Agamemnon'un yani Steven'ın bıçağı altına yatacak boynun kendi boynu olmaması için mücadele edecektir.
Filmde görülen genel o tekinsiz, rahatsız edici hava sadece sahnelerde değil, müzik seçiminde ve diyaloglarda da kendini gösteriyor. Kopuk ve ruhsuz diyaloglar, izleyeni rahatsız eden notalar ve filmin her anına sinmiş simgesel bir anlatım.
"Kutsal Geyiğin Ölümü" izlemesi zor film evet. Ama Cannes ödüllü senaryosu izleyende müthiş bir merak duygusu uyandırıyor. Özellikle filmin finaline doğru iyiden iyiye yükselen bu duygu, çarpıcı bir finalle de son buluyor. Salonda geçen bu sahneyi kolay unutamayacaksınız.
Colin Farrell'ın "senaryoyu okurken midem bulandı" dediği "Kutsal Geyiğin Ölümü" her sinemasevere hitap etmiyor. 

Lanthimos'un diğer filmlerinden keyif aldıysanız beğenmeniz yüksek ihtimal. Aksi taktirde, IMDB puanı 7.6 olan bu filmle bir sevgi-nefret ilişkisi yaşayacağınız kesin!


16 yorum:

  1. abla epey ilginç gözüküyor ama izlemeye cesaret edebileceğimi sanmıyorum ya :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biraz moral bozucu. O yüzden sen pas geç, daha keyifli filmler giriyor gösterime zaten ;P

      Sil
  2. Nasıl dikkatimi celb ettin şu an anlatamam. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok "değişik" bir film
      Bakalım sen ne düşüneceksin?

      Sil
  3. Sinemadan anladığımı takdir edersin,özetle şöyle söyleyim. Hayatımda ilk kez henüz izlemediğim bir filmi eşe dosta öneri yorum. O kadar yani ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Vakit bulup film yorumunu da eklesen, biz de okusak?!?

      Sil
  4. Yanıtlar
    1. Senaryo sıra dışı. İzlerken izleyiciye de soru sorduruyor.
      E kolay bişey değil mitolojik bir hikayeyi beyazperdeye aktarmak

      Sil
  5. Gerilim maksimumda :)) Ve sen öyle ballı ballı anlattın ki gerilim sevmeyen ben birden pür dikkat kesildim :)
    Sevgiler ♥

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beni de nasıl gerdiyse film düşün artık :o

      Sil
  6. İzlemek için uygun anımı kolladığım film. The Lobster'ın ününü çok duydum ama onun için da "o uygun anı" kollamaktayım hala. Muhtemelen aynı hafta içinde ve finallerden hemen sonra yapacağım bu ziyafeti.

    Filmekimi'nde ilk seçimlerden biriydi bu. O yüzden izlemezsem öleceğim. Senin yorumunu ve film tavsiyesine güvendiğim bir arkadaşımın yorumunu da göz önüne alarak, bu iddiam güçleniyor. İzlemeden ölmemeliyim!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynı hafta içinde izleyeceksen bol Red Bull takviyesi yap. İhtiyacın olabilir çünkü :p

      Çook merak ettim şimdi yorumunu. Kendin yazmasan bile mutlaka burada paylaş düşünceni. Anlaştık??

      Sil
  7. Evlat olsa sevilmez demişsin ya ben de aynı şeyi düşündüm. Çocuğun suratında meymenet yok. Ondan bir bela geleceği çok belliymiş :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle değil mi?
      Bence mükemmel bir seçim olmuş

      Sil
  8. Bu sene filmekimini sırf bu yüzden beklemiştim. Yağmurlu bir sabah Sarıyer'den Kadıköy'e götürmüştü film beni de bayılmıştım. Çok güzel anlatmıştı bence.
    Film bittiğinde tırnaklarımın izi ellerime çıkmıştı.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu duyguyu bazı filmlerde hissediyoruz evet.
      Mesela Haneke'nin Funny Games'i de bende benzer duygular uyandırmıştı. Ki konuları bir noktada kesişiyor diyebiliriz.

      Sil