Sebebi Neydi Ki? | Kare (The Square) - Sibelynka

Sebebi Neydi Ki? | Kare (The Square)


Yönetmen:
   
  Ruben Östlund
Senaryo:
   
     Ruben Östlund
Oyuncular:
    Claes Bang, Elizabeth Moss, Dominic West, Terry Notary

Drama, Komedi  142 dakika , 2017

Bu sene Cannes Film Festivali'nde "Palm d'Or" ödülüne layık görülen "Kare" bununla da yetinmedi; Altın Küre ve Oscar'da da birer adaylık kapıverdi. Bunun dışından pek çok festivalden de eli boş dönmeyen film, özellikle eleştirmenlerin büyük övgüsünü kazanmış durumda.

Benim içinse "Kare" minik hikayelerin bir araya getirilmesiyle ortaya çıkan bir çeşit "patchwork" gibi... İzlemesi kolay olmayan, anlamak içinse izleyenin emeğini isteyen bir hikayeye sahip.


Stockholm'de bir modern sanat müzesindeyiz. Bu müzenin baş küratörü ise gayet hoş görünümlü, entelektüel biri, Christian

Yeni açılacak bir sergi için ekibiyle birlikte harıl harıl çalışmaktalar. baş yapıtı ise - filme adını da veren- bir kare. Ve sembolik bir anlamı var. Ve bu karenin içinde herkes eşit hak ve özgürlüklere sahip.

Bu "farklı" çalışmayı tanıtmak için günceli yakalayabileceklerini düşündükleri, genç ve heyecanlı bir tanıtım ekibi ile çalışmaya başlarlar. Medya ve tanıtım ayağını yürütecek bu 2 genç müzenin de vizyoner yüzünü temsil eder bir nevi.

Tüm bu hazırlık aşamasıyla uğraşan Christian ise hayatın kendisini götüreceği yerden habersizdir. Tüm bu zincirleme olaylar, bir gün sokakta bir kadına yardım etmek isterken cüzdanı ve cep telefonunun çalındığını anlamasıyla başlar.


Yukarıda da söylediğim gibi "Kare" benim için zor bir filmdi. Kendime göre çıkarımlarım oldu ama filmin vermek istediği mesajla ne kadar çakışıyor onu bilemeyeceğim.

Bana göre insanların diğerlerini kolayca ötekileştirmesi ve böylece başkasının acılarına daha kolay kayıtsız kalması filmin ana fikri. Bu sokaktaki bir dilenci olabilir ya da toplumda sizden daha kötü şartlarda, daha alt sınıflarda yaşayan kişiler olabilir. Veya her ülkenin en alt sınıfı olarak kabul edilen mülteciler olabilir...

Toplumun aydın ya da söz sahibi kesimleri çoğu zaman bu konuda duyarlı ve insani görünmeye çalışsalar da gerçekte düzenin bozulmadan yürümesi çok daha önemli. Filmde de sanatçılar ve entelektüel tabakanın sözleri ve eylemleri arasındaki ikiliğin vurgulanmaya çalışıldığını düşünüyorum.

Mesela yabancıların yaşadığı bir apartmana gitmekten korkan Christian'ın kendisine yardım edecek kimseyi bulamayınca bir dilenciye mecbur kalması gibi...

Filmde beni rahatsız eden sahnelerin yanında ( küçük kız videosu ya da maymun adam gibi) çok güldüğüm sahneler de vardı. Mesela müzeye konulan sıradan bir çantanın sanat sayılıp sayılmayacağı ya da müzede sergilenen çakıl tepelerinin bir temizlikçi tarafından yanlışlıkla süpürülmesi gibi...


Christian'ın çakıl tepeleri için bulduğu "pratik" çözüm bana minik bir kahkaha attırmadı değil :)The Handmaiden's Tale'den tanıdığımız Elizabeth Moss'u izlemek güzeldi ama yer aldığı çoğu sahnenin filme katkısını çok anlayamadım.


"Kare"yi oluşturan küçük hikayeleri birleştirerek, büyük bir azimle adeta bir puzzle gibi tamamladım filmi. Ama doğru anlayabildim mi işte onu en iyi yönetmen Ruben Östlund bilir :s

12 yorum:

  1. Yabancı Dilde en iyi film ile aday bir film. Benim de izlemem gerek, geri kaldım Oscar adaylarını izlemede :D
    Bu tür filmler bazen sıkıcı olabiliyor ve sonu bazı izleyiciler için bir türlü gelmeyebiliyor. Bakalım ben sevebilecek miyim :)
    Teşekkürler paylaşım için :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sadece aldığı ödüller değil herkesin büyük beğenisini kazanması da benim filmi anlamamış olma ihtimalimi güçlendiriyor ;)

      Ben teşekkür ederim. iyi seyirler

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. Bana biraz öyle geldi gibi gibi :p

      Sil
  3. Ben bir türlü baslayamadım bu filme. Malum alışmışız Hollywood'un çerez filmlerine. Biraz kafa yoracak filmleri izlemekten kaçınıyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten kuzey filmleri bu konuda mimlidir.
      Bu filmde güzel bir örnek oldu

      Sil
  4. Hemen not alıyorum , yorumunla bende merak uyandırdı :)

    YanıtlaSil
  5. ilginç bir filme benziyor gerçekten ama izlemesi zor dediğin için daha rahat bir dönemimde göz atabilirim belki,
    sevgiler....

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gizli saklı pek çok toplumsal, bireysel eleştiri var. Çıtır çerez bir film değil kesinlikle. O yüzden dediğin gibi kafa olarak rahat zamanda izlenmeli

      Sevgiler benden :)

      Sil