Son Yüzleşme İçin Hazır Mısın? | Dag Och Nacht - Sibelynka

Son Yüzleşme İçin Hazır Mısın? | Dag Och Nacht


Yönetmen:
     
  Simon Staho
Senaryo:
     
     Peter Asmussen, Per Nielsen, Simon Staho
Oyuncular:
      Mikael Persbrandt, Sam Kessel, Michael Nyqvist, Lena Endre, Pernilla August

Drama  95 dakika , 2004

9 Eylül Salı günü, pek çok insan için sıradan bir gündü. Ama 1 kişi için, bu gün özeldi. İşte 2004 İsveç yapımı "Dag Och Natt" (ya da Gün ve Gece) bu cümlelerle başlıyor. Son zamanlarda özellikle merak saldığım kuzey sinemasının etkilendiğim örneklerinden biri oldu.

İklimin insanlara ve insanlar arasındaki mesafeye bir nevi yansıması olsa gerek, soğuk ülkelerin ilişkileri konu alan filmleri de hep bu boşluk üzerine. "Dag Och Natt" da insanların dışarıdan görülmeyen derin ruh çatlakları, kapanmayan yaralarını anlatan çarpıcı bir hikaye...

Hayatına dair (henüz) çok fazla detay bilmesek de, hikayesinin anlatıldığı Thomas'ın o insanı sarsan kararını filmin başlarında öğreniveriyoruz.

"Bana müsaade artık" diyerek hayatına son verme kararını aldığında tarih 9 Eylül Salı gününü gösteriyor.

Ve o gün Thomas için adeta bir günah çıkartma günü haline geliyor.

Hayatındaki insanları teker teker ziyaret etmeye başlıyor. Kiminden özür diliyor, kiminden geçmişin hesabını soruyor.

Tüm bu yüzleşmeler Thomas'ın arabasında yaşanıyor ve biz sanki ön cama konmuş bir kameradan olanı biteni gözlüyoruz.. Bu yüzden "Dag Och Natt"a bir nevi yol hikayesi de diyebiliriz. 

Her bir misafirinin kendinde bıraktığı duygu farklı olduğu için onlara davranışları da farklı oluyor Thomas'ın. Yıllar içinde biriktirdiği iyi ya da kötü duyguların hepsi doğru insanda yansımasını buluyor da denilebilir.

Tüm bu yüzleşmelerden sonra hayat Thomas'a "Biraz daha kal" der mi işte bu sorunun cevabı da filmin finalinde yanıtını buluyor.

Yazdıklarımdan da az çok tahmin etmişsinizdir "Dag Och Natt" beni etkileyen bir film oldu. Bazı sahnelerde duygu yoğunluğunun arttığı ama genel olarak durağan ilerleyen bir hikayesi olsa da ben filmin nasıl akıp geçtiğini anlamadım.

Thomas'ın neden bu kararı aldığını film boyunca sorgulayıp durdum. Hayattan alacaklı olduğunu düşündüğü şeyleri, hissettiği çaresizlik duygusunu, yansıttığı o sert sözcüklerin aslında birer sevgi ihtiyacı olduğunu... Özellikle oğlu ile olan konuşması filmin en çarpıcı sahnelerindendi benim için.

Film bir yandan izleyende Thomas'la bir nevi empati kurma isteği / ihtiyacı da doğuruyor. Yaşamınızdan geçen herkesin sizin bildiğiniz ya da bilmediğiniz pek çok savaşı olduğunu görüyorsunuz. Kimilerinde siz başroldesiniz, kimilerini hiç fark etmeden geçip gidiyorsunuz bir şekilde...

İlişkilere dair hikayeler ilginizi çekiyorsa, hele bir de kuzey sinemasını seviyorsanız (ya da benim gibi keşfediyorsanız) "Dag Och Natt"ı size gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim.



9 yorum:

  1. Kuzey sineması benim de oldum olası ilgimi çeker. Bu filmi hemen izleyeceğim (inşallah nette bulurum) sonra gelip tekrar yazacağım. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. nette buldum ama sadece fragman :( sen nerde izledin Sibelynka?

      Sil
    2. Benim de tamamen tesadüfen bulduğum ama sevdiğim bir film oldu.
      Mail attım sana az önce. Kuzey sineması seviyorsan büyük ihtimalle sen de seveceksin

      Sil
  2. Yanıtlar
    1. Etkileyici bir konusu ver bence de

      Sil
  3. Etkileyici bir konusu varmış gerçekten de...
    Denk gelirsem izlerim ben bunu ;)

    YanıtlaSil
  4. Kuzey sineması ilgini çekiyorsa Hayata Rövesata Çeken Adam filmini önerebilirim. Ben henüz izlemedim ama çok iyi diye duydum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adını duymuştum ama izlememiştim. O zaman listeye acilinden ekliyoruz.
      Teşekkürler ;)

      Sil