Baobab Ağacına Yolculuk | Wilma Stockenström - Sibelynka

Baobab Ağacına Yolculuk | Wilma Stockenström

Bir kadın yazar tarafından anlatılan bir "kadın" hikayesi "Baobab Ağacına Yolculuk". Afrikalı köle bir kadının acı ama umut dolu yaşamını kendi ağzından dinlediğimiz bir öykü bu...
Hayata merhaba dediği andan itibaren özgürlüğü tanımayan, kendi seçimlerini yapmasına izin verilmeyen, hep birine ait olmanın dışında yaşam şans olmayan bir kadın. Öyle ki zamanla sahiplerini sevmeyi öğrenmiş, onlara sanki sevdiği adamlarmışçasına anlamlar yükleyen bir kadın.

Zorlu yaşamı boyunca kendini keşfetmek için çaba gösterirken, bir yandan hayatla birlikte akması gerektiğini de öğreniyor.
Her yeni günü selamlamayı ihmal etmiyor, kendisine yiyecek&içecek verdiği için teşekkürlerini sunuyor tabiata. Evrenle, yaşamla bir olmak; yaşamı kendisine geldiği gibi kabul etmek onun için öylesine doğal ki... Belki de bu yüzden yaşadığı tüm acı ve özlem dolu deneyimlerden şikayet etmek yerine onları kabulleniyor.
        Kazıyıp açmak niye? Deşmek, ifşa etmek, düşünmek, sonuç çıkarmak niye? Bırak, her şey olduğu gibi olsun. Bırak olsun. Belki burada, her şey olduğu gibiydi bir vakit.
Güney Afrikalı yazar Wilma Srockenströn tarafından Afrikaans dilinde yazılan "Baobab Ağacına Yolculuk" (Nobel ödüllü yazar J.M.Coetzee tarafından İngilizceye çevrilmiş) adeta uzun bir monolog. Edebi dili ile hayranlık uyandırırken, uzun betimlemeleri, tasvirleri okuyanı adeta o dünyaya götürüyor.

Tabii yine aynı sebepten elinize aldığını gibi bitirebileceğiniz bir kitap da değil - en azından benim için öyle oldu. Her bir cümle düşünmenizi, kendi kurgu dünyanızı yaratmanızı istediğinden, bunları özümsemek de zaman alıyor. Kimi zaman da sizi yoruyor.

Belki biraz da bu yüzden azar azar ve dikkatli biçimde okumaya çabaladığım bir kitap oldu "Baobab Ağacına Yolculuk." G.Afrikalı beyaz bir kadının yine aynı topraklara ait Afrikalı köle bir kadını böylesine güzel anlatması da ayrıca bir hayranlık uyandırdı bende. Galiba kadın hikayelerini yine en güzel biz kadınlar anlatıyoruz.
           Acaba kendi evladımı nerede ve nasıl karşılaşırsak karşılaşalım yalnızca annelik duygusuyla tanıyabilir miydim? Onun o olduğunu bilebilir miydim? Tanıdığımı fark ettiğim o anda, bu farkındalığın ışığının içimde aktığını hisseder miydim?
Sizden emek bekleyen ama bitirdikten sonra etkisini bir süre daha devam ettirecek bir kitap "Baobab Ağacına Yolculuk" Yaşam, ölüm, tabiat, evren, kadınlık, annelik, özgürlük gibi pek çok kavramı harman eden bu kitap Aslı Mertan'ın başarılı çevirisi ile edebiyatsever herkesin kütüphanesindeki yerini almalı diye düşünüyorum.

"Die Kremetartekspedisie"
Yazar: Wilma Stockenströn
Çevirmen: Aslı Mertan
2017 Everest Yayınları, 130 sayfa

4 yorum:

  1. Bu kitabı hiç duymamıştım. Tanıştırdığınız için teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim yorumunuz için.
      Bu arada hoşgeldiniz:)

      Sil
  2. Kitabın ismi çok tanıdık geldi ve içeriği beni de çok etkiledi :) Mutlaka alıp okuyacağım, teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Umarım keyifle okursun.
      Sevgiler, teşekkürler benden :)

      Sil