Tehran Taboo - Sibelynka

Tehran Taboo


Yönetmen:
       
  Ali Soozandeh
Senaryo:
       
     Ali Soozandeh, Grit Kienzlen
Oyuncular:
        Jasmina Ali, Zahra Amir Ebrahimi, Rozita Assadollahy, Farhad Abadinejad, Alireza Bayram, Arash Marandi

Animasyon, Drama   96 dakika , 2017

Geçtiğimiz günlerde bitirdiğim "Sıfır Noktasındaki Kadın" kitabından sonra bu animasyon üstüne cila oldu desem yeridir. İran ya da Ortadoğu ülkelerindeki özgürlük sorunu, kadının toplumun en alt kısmına itilmesi gerçeği "Tehran Taboo" ile yine  beynimizin en derin hücrelerine kazındı.

Bilinmedik hikayeler anlatmasa da, eminim,  medeniyetin beşiğinden  yükselen bu çığlıkları ve isyanları daha yıllar boyu duyacağız, izleyeceğiz.
"Tehran Taboo" 3 kadın hikayesi üzerinden İran ve bunun gibi kapalı toplumlardaki toplumsal yapıyı eleştiriyor. Bu halkanın en sonunda yer alan kadınlar, elbette ki bu durumdan en çok azıyı çekenler...

Kocadan izin belgesi getirmeden çalışamamak ya da arkadaşın bile olsa bir erkekle yan yana yürüyememek bunun gündelik hayatta en çok göze çarpanlarından. Ama bu animasyonun altını çizdiği bir başka şey daha var ki - asıl mesele bence orada:

Ne kadar yasak koyarsan koy, ne kadar ceza getirirsen getir, hayatın doğal akışını, tabiatın doğrularını asla durduramazsın. Sadece göremezsin, duyamazsın ama bir yerlerde (Ortadoğu toplumlarında bu yer altına inmek oluyor tabii) her şey olması gerektiği gibi ilerler.
Filmimizin ilk kahramanı oğlu ile hayatta kalmaya çabalayan hayat kadını Pari.

Çalışma izni alamadığından (ki sebebi anlatılıyor) yaşamını devam ettirebilmek için bu yola girmek zorunda kalmış. Kendi zorluklarını bir kenara bırakırsak, bu durumdan asıl zarar görense minik oğlu Elias
İkinci kadın hikayemiz ise bir gece kulübünde gelişiyor. Burada müzik yapan - daha doğrusu yapmaya çalışan Babak ve orada tanıştığı Donya'nın hikayesini izliyoruz.

Donya'nın dolayısıyla da Babak'ın mecbur bırakıldığı durumlar aslında sadece İran'da değil, bizim gibi geleneksel ülkelerde de sandığımızdan daha sık yaşanıyor.
Ve Sara...
Evli, bebek bekleyen ama hayattaki idealleri çok daha farklı olan genç kadın Sara.

Bu üç kadının yolları hikayemizin bir yerinde kesişiyor. Hayatlar, hayaller ne kadar farklı olursa olsun, kadın olmak acıda birleştiriyor onları. Ve az da merhem olmaya çalışıyorlar birbirlerinin yaralarına.
Filmde izlediğimiz bazı erkek karakterlerin iki yüzlü ahlak anlayışları, toplumun her alandaki derin ayrımcılığı izlerken bile canını acıyor insanın. Orwell'in "Hayvan Çiftliği" kitabındaki cümleyi uyarlarsak "Tüm insanlar eşittir ama bazıları daha eşittir."

Rotoscope teknolojisi (gerçek oyuncular üzerine animasyon yapılması) ile çekilen film geçen sene Cannes Film Festivali'nde 2 dalda (Critics' Week Grand Prize, Golden Camera) adaylık ve Montreal Film Festivali'nde de "Creativitiy Prize" ödülünü kazanmış.

Filmde yönetmen ufak gülümsemeler yaratmaya çalışsa da (aralardaki fotoğrafçı diyalogları güzeldi) özellikle sonuyla izleyeni etkilen bir animasyon diyebiliriz "Tahran Taboo" için. Özellikle İran sineması-severler için tavsiye edebilirim.

Herkese iyi seyirler!

4 yorum:

  1. Geçen sene Cannes listesi yaptığımda merak ettiğim filmler listeme aldığım bir filmdi. Senin yorumunu okuyunca daha da merak ettim. Eline sağlık :).

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler 💜💙
      Senin de severek izleyeceğini düşünüyorum.

      Sil
  2. İstanbul Film Festivali'nde seyretmiştim. Hayalkırıklığına uğratmayanlardandı:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Benzer şekilde düşünüyoruz öyleyse çok sevindim ;)

      Sil