Kızıl Serçe | Red Sparrow - Sibelynka

Kızıl Serçe | Red Sparrow


Yönetmen:
         
  Frances Lawrence
Senaryo:
         
     Justin Haythe, Jason Matthews (kitap)
Oyuncular:
          Jennifer Lawrence, Joel Edgerton, Matthias Schoenaerts, Charlotte Rampling, Joely Richardson, Jeremy Irons

Drama, Gizem, Gerilim  140 dakika , 2018

Olmuyor, olmuyor! 
Oscar falan hak getire ama ben hala çok beğendiğim bir Jennifer Lawrence filmini arayıp duruyorum. Bu sefer de olmadı.

Bunları yazıp Limonata Tadında Film Maratonu'nu "Kızıl Serçe" ile açmak da ayrı bir ironi oldu kabul ediyorum. Ama ne zamandır ertelediğim filmi, bu vesileyle izlemiş olduğum için gururluyum :p
Başarılı ve güzel balerinimiz Dominika Egorovo Rusya'nın tanınan, bilinen isimlerinden biridir. Yüzlerce kişinin soluksuz izlediği bir performansı sırasında oldukça talihsiz bir kaza geçirir.
(Genel bale sahnelerinde dublör kullanılmış olsa da, Lawrence 4 ay süreyle ağır antrenmanlar yapmak zorunda kalmış)
Baleye istemeden de olsa veda etmek zorunda kalması, Dominika için yepyeni ve farklı bir dünyanın kapılarını aralayacaktır.

Hasta annesine bakma sorumluluğunu taşıyan Dominika, amcasının kendisine sunduğu "milliyetçi" teklifi kabul eder. (ya da etmek zorunda kalır mı demeliydim?)
Ve eski balerin, yeni Rus ajanı olarak kendini bir anda, pek çok farklı şehirde cirit atan Amerikan ve Rus ajanlarının acımasız dünyasında bulur. 
Lawrence donuk ve az konuşan ajan rolünde elinden geleni yapmaya çalışmış ama bu konuda amcası Vanya Egorov'u canlandıran Matthias Schoenaerts'in gölgesinde kalmaktan kurtulamamış.
Özellikle Lawrence'ın bol bol (ve bence gereksiz)izlediğimiz çıplak sahneleri, sanırım filmin gişesini artırmak için yönetmen Francis Lawrence (kendisini Ben Efsaneyim ve Açlık Oyunları'ndan hatırlıyoruz) tarafından desteklenmiş. Özellikle sınıf sahnelerindeki cinselliği abartı bulduğumu belirtmek isterim. 

Jason Matthews'un 2013 tarihli romanından uyarlanan film, süre olarak da pek kısa sayılmaz. (140 dakika) İster istemez "Atomic Blonde" (Sarışın Bomba) ile kıyaslanan "Kızıl Serçe" bence yarışı ikinci göğüslüyor. Sadece merdivendeki o dövüş sahneleri için bile  benim oyum "Atomic Blonde"a!

Herkese iyi seyirler!

6 yorum:

  1. Lawrence ile yıldızım barışmadı benim, sevemedim bir türlü. Bi manasızlık var yüzünde, hep aynı rolü oynuyor gibi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah ne güzel yazmışsın!
      Aynı şeyleri düşünüyorum ben de

      Sil
  2. Bu film sanırım bana göre değil. Lawrence konusunda tamamen Handan'a katılıyorum ;)

    YanıtlaSil
  3. Jennifer'ın izlediğim filmleri içinde en çok Umut Işığım'ı sevdim. Eğer izlemediysen onu da deneyebilirsin.

    Yönetmenle soyismi aynı. Bir akrabalık var mı acaba?

    Atomic Blonde filminde Charlize Theron ne kadar güzel, şık ve iyiydi. Onun seviyesine çıkması çok zor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlginç tesadüf ama herhangi bir akrabalık bağı yokmuş.

      O film de beni çok etkilemedi desem...Bilmiyorum ama araştırmaya devam, güzel filmini bulana kadar :p

      Ne kadar oturmuştu rolüne değil mi? Ben de ister istemez kıyas yaptım. Mea Culpa :(

      Sil