Çember | Dave Eggers - Sibelynka

Çember | Dave Eggers

Bilmiyorum duydunuz mu Facebook'un yakın zamanda "bizi, bizden daha iyi tanımak" gibi bir arzusu var. Kimin ne zaman evleneceği, ne zaman boşanacağı ya da ne kadar yaşayacağı gibi oldukça ütopik konularda tahminler yürütmeye hazırlanıyorlarmış. 

Hatta bunun için sizin gezdiğiniz sitelerden, attığınız mesajlardan veri toplayarak bunu çözümleyen algoritmalar yazdırıyorlarmış. Bir rivayete göre telefonunuz mikrofonu da haber kaynaklarından biri olacakmış.

Bu haberi duyunca aklıma yakın zamanda okuduğum "Çember" geldi. Emma Watson ve Tom Hanks'li filmini izlemiştim ama kitabı filminden çok daha sürükleyici... Konusu da bu haberden sonra 1 adım daha mı yakın geldi sanki ne?!?!

Mae Holland, yakın arkadaşı sayesinde, herkesin favori şirketi "Çember"de güzel bir iş bulur.

Şirketin sahipleri son derece zeki, güleryüzlü ve geleceği gören tiplerdir. Çalışanlarının da onlardan pek bir farklı yoktur. Herkes mutlu, herkesin suratında gülümseme...

Çünkü "Çember" dünyaya sunduğu/sunacağı her hizmeti öncelikle çalışanları üzerinde denemektedir. Bu kıyafet seçimlerine yardımcı olmaktan tutun da, zevklerine uygun kurs seçenekleri sunmaya, anne&babasını aramasını hatırlatmaya kadar pek çok şey olabilir.


İnsanların gördüklerini ve bildiklerini büyük ölçüde kontrol edebilirsin. Bir parça bilgiyi hiç ortaya çıkmayacak biçimde gömmek istiyorsan bu iş 2 saniyeni alır. Herhangi birinin mahvına yol açmak istiyorsan o da 5 dakikalık iştir.

İçinde bulunduğu bu kusursuz dünya önceleri Mae'ye harika gelse de  zamanda "Çember" aslında düşündüğü gibi bir şey olmadığı fark edecektir.
Bu haberle birleşince " 'Çember'in yakın zamanda gerçekleşmeyeceği ne malum?' dedim kendi kendime. Hatta halihazırda internette bize özel reklamların, arama sonuçlarının çıkması bunun bir göstergesi değil mi?

Yaptıklarımızdan sorumlu tutulamayacağımızda daha kötü şeyler yaparız.

Yazarın "Kral İçin Hologram" romanı da daha önce beyaz perdeye aktarılmıştı. Ben eğlenceli bulmuştum o filmi. Onun ardından bu hikayesini de gayet beğendim. Bu da demektir ki diğer kitaplarını da keşfetmek gerek!

Filmini izlemediyseniz ve konu ilginizi çektiyse bence kitabı tercih edin. Ayrıntılarla zenginleşen hikayeyi okumak bana göre çok daha keyifli çünkü.


"Çember"
Orijinal Adı: The Circle
Yazar: Dave Eggers
Çevirmen: Handan Balkara
2016 Siren Yayınları, 494 sayfa

14 yorum:

  1. Yıllar önce bana gelen bir mailde Şeb-i Aruz Törenlerinin programına tıklamıştım. 5 dakika sonra bir mail daha aldım. "Şebi Aruz Törenleriyle ilgilendiğinizi gördük, sizin için seçenekler sunuyoruz" diyordu. O an korktuğumu ve güvende hissetmediğimi hatırlıyorum ama artık kanıksadık bu tarz uygulamaları. Bir sonraki aşamayı çok merak ediyorum. Kötü olmasa bari.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten halihazırda bu sarmalın içindeyiz bence de.
      Bakalım Bay Zuckerberg neler düşünüyor? Bu kadar bilinirlik de iyi değil

      Sil
  2. Filmini izlemedim ancak kitapta öngörülenler gerçek yada gerçek olacaksa gerçekten korkunç. Korkarım ki, anlatılanlar gerçekleşiyor sanki.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Distopik kitapların yavaş yavaş gerçeğe dönüştüğünü görmek çok korkutucu!
      Sırada Handmaid's Tale olmasa bari

      Sil
  3. Çok ilginç bir konuyu ele almışsın. Bundan 50 yıl sonra bilişim teknolojisi bizi tahminlerimizin de ötesine uçuracak sanırım :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teknoloji inanılmaz hızla gelişiyor. Özel hayatımız, kişisel özgürlüklerimiz de bundan payını alıyor. 50 sonrasını düşünmek bile çok zor!

      Sil
  4. Sosyal medya ne kadar tehlikeli bir hal almaya başladı. Sorun biz de mi yoksa hayatı distopyaya sürükleyen yöneticilerde mi anlayamıyorum..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her iki tarafta da var sanırım. Bizim de biraz uyanık olmamız gerekli diye düşünüyorum.

      Sil
  5. Filmini biliyordum ama kitap uyarlaması olduğundan haberim yoktu. Facebook insanların her adımını kaydediyor artık. Bu yüzden telefonumda uygulamasını kullanmıyorum. Hesabımı kapatsam daha iyi olacak ama o kadar alışmışım ki olmayınca garip geliyor :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sosyal ağlar çevremizdekilerle bağlantımızı sürdürmek için faydalı ama dozunu tutturabilmek koşuluyla BENCE

      Sil
  6. Bazen böyle bir şeyi istiyorum aslında. Kendimi tanımakta zorlanıyorum. Aslında pek çoğumuz da kendimizi yeterince bilmiyoruz. Kimi zaman bazı şeyleri yaşadığımda, onun adım taşlarını sonradan fark ediyorum. Belki de bunun doğal süreci böyle olmalı ya da bu hal de kötü değil; ancak o kadar tüketim ve hız ile sınanıyoruz ki -bence hız ve tüketim de şart değil- böyle kolaylıklar cazip gelebiliyor. Filmi merak ettim, ancak kitabı önerdin; şimdi tatlı bir ikilem içindeyim :) Neşeli sevgilerle :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bence tek bir kişi yok aslında. Hepimiz farklı ortam ve görevlerde farklı biri oluyoruz. Ofiste başka, eş olarak başka, arkadaş olarak başka vs vs. Böyle olmasa sosyal bağlarımızı normal sürdüremeyiz belki de.
      Tüketim ve hız, bu yüzyılın en büyük derdi bence. Ne kadar hızlanırsak o kadar az vaktimiz kalıyor. İronik değil mi?

      Ben kitabı daha çok sevdim ama filme ulaşman daha kolay, göz atabilirsin dilersen.
      Sevgiler, iyi haftalar

      Sil
  7. Your blog looks beautiful. Nice post. :)
    Following you! Follow back?

    www.minnieart.blogspot.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Thank you Mina
      I'll come visit you soon

      Sil