Derin Sular | Submergence - Sibelynka

Derin Sular | Submergence


Yönetmen:
        
  Wim Wenders
Senaryo:
        
     J.M. Ledgard
Oyuncular:
         Alicia Vikander, James McAvoy, Jannik Schümann, Mohamed Hakeemzhady, Reda Kateb

Drama, Aksiyon, Gerilim        112 dakika , 2018       Almanya, ABD, Fransa,İspanya

Limonata Tadında Film Maratonu etkinliğimiz hızla devam ediyor. Filmlerle aram iyi derseniz sizleri de bekleriz efenim çünkü eylül ayına kadar sürecek bir etkinlik bu. Vaktimiz çok!

Evet, maratonda bu kez tercihimi İskoç oyuncu James McAvoy ve Alicia Vikander'ı bir araya getiren duygusal bir aksiyondan yana kullandım.
McAvoy'u "Atomic Bomb"da gözlerimizi yakan o kürkü içinde izlemişken, Vikander'ı da en son bir okyanus ortasındaki deniz fenerinde bırakmıştık. Anlaşılan aktris suyu pek bir seviyor, şimdi de kendisi Atlantik Okyanusu'nun en derin katmanını araştıran bir bilim insanı rolünde.

Kilometrelerce derinlikte uzanan bu sonsuz karanlığın, yaşamın kaynağını barındırdığına inanıyor. Bu araştırma için deniz altı ile günlerce sürecek bir araştırmaya da gönüllü olmuş.
Erkek kahramanımız James ise Somali'deki yerli halka temiz su sağlayacak su kuyularını açmak için görevli bir su hidrolik mühendis. (gibi gibi- $ $ $  benden laf çıkmaz!)

İngiliz Hükümeti'nin görevlendirmesiyle ülkesinden kilometrelerce uzaktaki görevine doğru yola çıkıyor.
Su paydasında birleşen bu ikili, Fransa'nın Normandiya bölgesindeki Maison Atlantique otelinde rastlaşırlar. Efsane güzellikteki bu yerde, kaderin bu ikiliyi bir araya getirmesi bir nevi kaçınılmazdır.

Dany ve James, kısıtlı zamanlarında birbirlerini keşfederlerken, kendi yollarına gitmek için istemeyerek de olsa geri sayıma başlarlar. 
Ve kendilerini bekleyen farklı kaderlere..
Film bana göre belirgin çizgilerle 2 bölümden oluşuyor:

İlk bölüm daha duygusal, diyaloglara dayalı kısım. Dany ve James'in birbirleriyle yaptıkları sohbetler, tartışmalar, keşifler bence filmin en güzel kısmını oluşturuyor. İzlemelere doyamadım desem yeridir.

İkinci kısım ise daha fazla aksiyon içeren ve türün klasik öğelerini bir araya toplamaya çalışan bir hikaye. Hatta kimi zaman politika ve din üzerine ufaktan göndermeler de var. Ama bu bölümü sevemediğimi söylemeliyim hatta ilk kısımda kalsaymış sanki daha lezzetli olurmuş gibi de bir his uyandırdı bende.
James McAvoy ve Alicia Vikander'in dingin oyunculukları güzeldi. Bu konudaki tek eleştirim ilk kısımda oyuncuların kameraya bakarak konuşmaları. Bu sanki biraz anın doğallığını yok etmiş gibi geldi bana...

Onun dışında özellikle Dany'nin ilgi çekici hikayesi güzel doğa görüntüleri ile birleşince görsel açıdan güzel bir seyirlik çıkmış ortaya.
JM Ledgard'ın kitabından uyarlanan filmin en büyük eksisi ise konunun bütünlüğü yakalayamaması olmuş bana göre. Güzel bir dram olacakken vasatın biraz üstü duygusal bir aksiyon filmi olmayı tercih etmiş. Yine o sırf o diyaloglar için izlenir mi izlenir.

Herkese iyi seyirler!

15 yorum:

  1. Ay kadın başrol oyuncusu The Danısh Gırl de oynuyor 😍💕Sırf onun hatrına bile izlerim ben bu filmi😁Ekran görüntüsü aldım bile 💁🏻‍♀️
    Kaç film oldu Sibelynkam benim 6😎Ay sonu hasılatı yazısına giricem izlediklerimi.Bence birinci ben olucam!😎😁

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet evet Danish Girl! Filmkolik blogger olmak böyle bişey işte

      Benim ya 3 oldu ya da 4. Ben geriden takipteyim. Yavaş yavaş geliyorummmmm :pp

      Sil
  2. James McAvoy yıllardır en sevdiğim aktörlerin başında gelir, bu filmini izlememiştim hatta yeni haberim oldu :) Alicia Vikander'e de Danish Girl filminden hayran kalmıştım, izlenecekler listeme aldım hemen!

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de Bay McAvoy'u pek bi keyifle izlerim. Bu filmde de özellikle sohbet kısımlarına bayıldım.

      Umarım keyifle izlersin :)

      Sil
  3. "Aaa ne güzel bir filmmiş, ben de izleyeyim." derken filmi seyrettiğimi fark ettim. Bir türlü film seyretmek için yeterli zamanı bulamadığımdan dem vuruyorum ama baktığımda çok da acınacak durumda olmadığımı fark ediyorum. 😀
    "Limonata Tadında Film Maratonu" çok hoşuma gitti. Geçen hafta bir liste yapmaya niyet etmiştim ama yapamadım ne yazık ki. Ama hâlâ hevesliyim. Bakarsın bu akşam yapmayı beceririm. Yapabilirsem ben de 30 film izlemek istiyorum. Bir de Norah Ephron filmlerinden oluşan bir maraton var aklımda. Bir başlasam devamı gelecek ama nerde? 😍

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aslında bir yere yazsan falan belki de şaşırırsın aslında ne kadar fazla film izlediğine... Kimi zaman ben de özellikle konuları hatırlamakta güçlük çekiyorum.
      Ee bizim veritabanı doluyor demek ki :p

      Katılmak istersen çoook seviniriz. Mühim olan sayıyı doldurmak değil aslında. Birbirimizle fikir alışverişinde bulunup güzel paylaşımlar yapmak. O zaman hemen seni de ekledim gittiiiii!

      Sil
  4. James McAvoy 'u seviyorum, sırf o yüzden izleyebilirim :)

    YanıtlaSil
  5. :) Alicia Vikander kalp ben. Bayılıyorum bu kıza. McAvoy da olunca çok meraklandım.

    YanıtlaSil
  6. Güzel bir filme benziyor. Yine denk gelmediğim, duymadığım bir film. Seviyorum bu etkinlikleri...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de pek çok güzel film not aldım bu etkinlik sayesinde.
      Yavaş yavaş izlemeyi planlıyorum bakalım...

      Sil
  7. James McAvoy'u çok seviyorum. Onun olduğu her filmi izlerim. Bu filmden haberim yoktu, sayende duymuş oldum. McAvoy'u kankasının karısıyla sevgili rolünde izlemek ilginç olacak :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İzlersen yorumlarını merakla bekliyorum ;)

      Sil
  8. Dünyanın Sonuna Kadar dan bu yana Wim Wenders izlemiyordum. İyi oldu bu.

    YanıtlaSil